Blog

  • Bir Kuyuya Düşeceksin Bir Kapının Açılması İçin

    Hayat bazen bizi en karanlık kuyulara bırakır. Neden düştüğümüzü anlayamayız. En yakınımız sandıklarımız sırt çevirir, hayallerimiz yarım kalır, dualarımız sanki göğe yükselmez gibi olur. İşte o an, kuyu zannettiğimiz yer aslında imtihanın en berrak aynasıdır.

    Yusuf Aleyhisselâm da bir kuyuya atıldı. Kardeşlerinin kıskançlığına, dünyanın hırsına, insanın zalimliğine düştü. Ama o kuyuda kin büyütmedi. İsyan etmedi. Rabbine sığındı. Sabretti. Çünkü biliyordu ki, kuyular insanı karartmaz; insan kuyuda kararmayı seçerse kararır.

    Kuyu; yalnızlıktır.

    Kuyu; anlaşılmamaktır.

    Kuyu; “Neden ben?” sorusudur.

    Fakat sabır, kuyunun içindeki merdivendir.

    Kur’an-ı Kerim bize sabrın sonunda izzet olduğunu öğretir. Yusuf Aleyhisselâm kuyudan saraya bir gecede çıkmadı. Zindanı da gördü. İftirayı da tattı. Ama her imtihanda vakarını korudu. Ve sonunda Mısır’ın kapıları ona açıldı. Çünkü Allah sabredenleri yarı yolda bırakmaz.

    Belki senin kuyun; bir kayıp, bir ihanet, bir hastalık, bir yalnızlık… Belki gecelerin çok uzun, belki gözyaşların çok sessiz… Ama unutma, kuyular Allah’ın terk ettiği yerler değildir. En çok da orada yakındır insana. Sabret. Çünkü sabır pasif bir bekleyiş değil, kalbin Rabbine yaslanışıdır.

    Sabır, “Ben anlamasam da Sen biliyorsun” diyebilmektir.

    Bir kapı açılacak. Belki hiç beklemediğin bir yerden… Belki hiç hayal etmediğin bir zamanda…Ve o gün dönüp kuyuna bakacaksın. “İyi ki düşmüşüm” diyeceksin. Çünkü seni sultan yapan şey, kuyuda gösterdiğin sabır olacak. Yeter ki kuyuda Yusuf olmayı seç. Kapıyı açacak olan zaten O’dur.

  • Hello World!

    Welcome to WordPress! This is your first post. Edit or delete it to take the first step in your blogging journey.